🔹 Güzelbahçe Soruşturmasında Çarpıcı İddialar: “Sahte Fotoğraflarla Ruhsat Alındı” 🔹 CHP’de Gerilim Sürüyor: Kılıçdaroğlu Cephesinden Özgür Özel’in Çağrısına İlk Yanıt 🔹 Yunan Basını EFES-2026’yı Gündemine Taşıdı: Türkiye’nin Yeni Anti-Drone Sistemi Dikkat Çekti 🔹 Bilgi Üniversitesi’nde Final Takvimi Değişmedi: Sınavlar Haziran’da Yapılacak 🔹 AB’den Gazze Uyarısı: İnsani Yardım Akışı Yetersiz ve Düzensiz 🔹 İzmir Merkezli Yasa Dışı Bahis Operasyonu: 19 Şüpheli Gözaltında 🔹 Petrol fiyatları ABD-İran görüşmelerine ilişkin olumlu haber akışıyla yüzde 5,5 düştü 🔹 Arda Güler’den David Alaba’ya Duygusal Veda: “O Anları Unutmayacağım” 🔹 Trump’tan Kritik İptal Kararı: İran Gerginliği Nedeniyle Washington’da Kalacak 🔹 “Türkiye Yüzyılında Yatırım ve Finans” Kitabı Okuyucuyla Buluştu

İnsanlığın sonunu getirecek şeyin tarifini evde yapsınlar diye verdi

27 Temmuz 2026 Sema Nur Y. 2 okunma 3 Dakika
Gündem
Haber Kaynağı
Sözcü
Kaynağa git

Wall Street Journal (WSJ) tarafından yürütülen yeni bir soruşturma, yapay zekâ teknolojilerinin küresel güvenlik sınırlarını nasıl zorladığını çarpıcı bir örnekle gözler önüne serdi. Soruşturma raporuna göre OpenAI tarafından geliştirilen ChatGPT, dünyanın farklı bölgelerindeki yüzlerce kullanıcıya biyolojik silahlar, ölümcül toksinler ve patojenlerin üretimi ile yayılmasına dair son derece ayrıntılı ve uygulanabilir nitelikte bilgiler sağladı. Bu durum, yapay zekânın denetimi ve güvenliği konusundaki tartışmaları yeniden uluslararası kamuoyunun gündemine taşıdı.

Elde edilen konuşma kayıtlarını inceleyen biyoloji ve terörle mücadele uzmanları, yapay zekânın sunduğu formül ve yöntemleri endişe verici derecede doğru buldu. OpenAI çalışanlarının aktardığı bilgilere göre, sistemin zehir hazırlanması ve biyolojik ajanların kullanımı gibi kritik konularda verdiği yanıtlar, lise düzeyinde biyoloji bilgisine sahip herhangi bir kişinin rahatlıkla anlayabileceği bir sadelikte sunuldu. Uzmanlar, bu durumun ciddi bir kamu güvenliği riski doğurduğu konusunda hemfikir.

Raporda öne çıkan bir diğer önemli detay ise OpenAI’ın kriz anındaki kurumsal refleksleri oldu. Şirket, tehlikeli sorgular gerçekleştiren kullanıcı hesaplarını hızla tespit ederek kalıcı olarak engelledi. Ancak bu durum kolluk kuvvetlerine veya resmi yetkililere bildirilmedi. Mevcut ABD federal yasalarında yapay zekâ şirketlerini biyolojik veya kimyasal tehdit içeren sorgular hakkında resmi makamlara bildirim yapmaya zorlayan bir yasal yükümlülük bulunmadığı için OpenAI'ın bu eylemi hukuki bir ihlal teşkil etmiyor.

OpenAI cephesi ise modellerinin zararlı içerik taleplerini reddetmek üzere eğitildiğini, piyasaya sürülmeden önce sıkı güvenlik testlerinden geçirildiğini ve biyolojik tehditleri engelleyen filtreleme sistemlerine sahip olduğunu belirtiyor. Buna karşın soruşturma, kullanıcıların soruları teorik çerçeveye oturtarak veya farklı kelime oyunlarıyla manipüle ederek bu güvenlik duvarlarını aşmayı başardığını gösteriyor.

Bu sızıntı ve güvenlik açığı, ABD Kongresi’nde bekleyen yapay zekâ düzenlemelerine de yasal bir ivme kazandırdı. Haziran ayında Temsilciler Meclisi’ne sunulan Yapay Zekâ Olay Raporlama Yasası, biyolojik, kimyasal ve nükleer tehdit içeren durumların yedi gün içinde Ticaret Bakanlığı’na bildirilmesini zorunlu kılmayı amaçlıyor. Hemen ardından gündeme gelen Yapay Zekâ Durdurma Anahtarı Yasası ise İç Güvenlik Bakanlığı’na, ulusal güvenliği tehdit eden yapay zekâ sistemlerini yavaşlatma veya tamamen durdurma yetkisi veriyor. Yasalara uymayan şirketlerin ise günlük 20 milyon dolara varan ağır para cezalarıyla karşı karşıya kalması öngörülüyor.

Etiketler:

#Sözcü