🔹 Aydın'daki orman yangınına müdahale devam ediyor 🔹 ABD'nin Afrika Haritasındaki Hatalar Sosyal Medyada Gündem Oldu 🔹 Oğluna silah temin eden baba 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı 🔹 Mirası kaybettiğini düşünen adam çocukluk evini havaya uçurdu 🔹 Netflix'e çalınan Nicolas Cage filmine 105 milyon dolarlık dava açıldı 🔹 UEFA ve FIFA Arasındaki Kriz Derinleşiyor 🔹 Yapay Zeka Modelleri Üç Firmaya Sızdı 🔹 İspanya, Ceuta'ya Asker Gönderiyor 🔹 UNRWA: Gazze'de İsrail'in Kısıtlamaları Yardım Faaliyetleri İçin Kritik Engel 🔹 Jandarma için 30 sağlık personeli alınacak
Gündem

Orta Çağ'da dişler nasıl temizleniyordu?

Orta Çağ'da dişler nasıl temizleniyordu?

Diş fırçası ve macun yoktu ama Orta Çağ insanları ağız bakımını tamamen ihmal etmiyordu. Keten bezlerden bitkisel karışımlara kadar farklı yöntemlere başvuruluyordu. Üstelik bazı topluluklarda diş çürüğü sanıldığı kadar yaygın değildi. İşte Orta Çağ'da diş temizliğinin bilinmeyen detayları...

Orta Çağ denince akla çürük dişler ve pek de iyi olmayan bir ağız hijyeni geliyor olabilir. Oysa tarihsel kaynaklar ve arkeolojik bulgular, bu yaygın düşüncenin gerçeği tam olarak yansıtmadığını gösteriyor. Peki modern imkanların bulunmadığı bu dönemde insanlar dişlerini temiz tutmak için tam olarak neler yapıyordu?

Görsel yapay zeka tarafından oluşturulmuştur

DİŞ FIRÇASI YOKTU AMA ELLERİ BOŞ DEĞİLDİ

Sabah uyandınız, dişlerinizi temizlemek istiyorsunuz ama banyoda sizi bekleyen ne bir diş fırçası ne de macun var. Orta Çağ'da yaşayan biri için bu son derece sıradan bir durumdu. Ancak bu, dişlerin hiç temizlenmediği anlamına gelmiyordu.

Dönemin kaynaklarına göre insanlar, keten bezlerle dişlerini ovalıyor ve çeşitli doğal malzemelerle ağız hijyenlerini sağlıyorlardı. Üstelik hazırladıkları tariflerde aşina olduğumuz malzemeler de vardı.

Antibakteriyel özelliğiyle öne çıkan adaçayı ve tuz karışımı en yaygın temizleyicilerden biriydi. Biberiye saplarından elde edilen toz kömür de dişleri parlatmak için kullanılıyordu. Biber, nane ve kaya tuzu ezilerek macun benzeri bir kıvam elde ediliyordu. Tarçın, muskat ve karanfil gibi dönemin değerli baharatları da çeşitli tariflerde kendine yer buluyordu.

Yani bugünkü anlamıyla diş macunları yoktu ama "dişlerimizi neyle temizleyelim?" sorusuna verecek oldukça pratik cevapları vardı.

Orta Çağ insanlarının tek derdi dişlerin temiz görünmesi değildi. Güzel kokan bir nefes de önemseniyordu. Dönemin tariflerinde şarap veya sirke bazlı, çeşitli ot ve baharatlarla hazırlanan ağız çalkalama karışımları da yer alıyordu. Nane, kekik ve tarçın bu gargaralarda sıkça kullanılan malzemeler arasındaydı.

Kötü nefes için çözüm bazen çok daha basitti: Rezene tohumu, maydanoz veya karanfil çiğnemek. Yani bugün cebimizden çıkardığımız naneli sakızın görevini, yüzlerce yıl önce bir avuç aromatik bitki üstleniyordu.

Orta Çağ insanlarının modern insana kıyasla önemli bir avantajı vardı: Şeker, Avrupa'da uzun süre pahalı ve sınırlı erişilebilen bir üründü. Özellikle geniş halk kesimlerinin beslenmesinde bugünkü kadar büyük bir yer tutmuyordu. Günümüzde ise serbest şeker tüketimi, diş çürüğünün en önemli risk faktörlerinden biri olarak kabul ediliyor.

Arkeolojik araştırmalar da "Orta Çağ'da herkesin dişleri çürüktü" düşüncesini desteklemiyor. Örneğin 12-14. yüzyıllara tarihlenen Fransa'daki bir topluluk üzerinde yapılan araştırmada incelenen 1.395 dişin yüzde 17,5'inde çürük tespit edildi.

Daha geniş araştırmalar ise Orta Çağ'ın sonuna kadar Britanya'da incelenen dişlerin ortalama yüzde 20'sinden azında çürük görüldüğünü ortaya koyuyor.

Elbette bu, herkesin bembeyaz ve kusursuz dişlere sahip olduğu anlamına gelmiyor. Bölge, beslenme, yaş ve yaşam koşulları ağız sağlığını ciddi biçimde etkiliyordu. Üstelik çürükten daha görünür başka bir sorunları vardı.

DAHA AZ ÇÜRÜK, DAHA SAĞLIKLI DİŞ DEMEK DEĞİLDİ

Orta Çağ insanlarının dişleri çürükten kurtulsa bile başka bir düşmanla karşı karşıyaydı: aşınma. Dönemin beslenme koşulları dişlerin zaman içinde ciddi ölçüde yıpranmasına yol açabiliyordu. Özellikle tahılların taş değirmenlerde öğütülmesi sırasında yiyeceklere karışabilen sert parçacıkların da bu aşınmaya katkıda bulunduğu düşünülüyor.

Fransa'daki aynı araştırmada incelenen 58 yetişkinin tamamında diş aşınması tespit edilmişti ve dişlerin yüzde 90'ından fazlası farklı derecelerde aşınmadan etkilenmişti. Yani daha az çürük, daha sağlıklı dişler anlamına gelmiyordu.

Diş temizlemek bir şekilde mümkündü. Asıl sorun, diş kurtarılamayacak kadar ağrımaya başladığında ortaya çıkıyordu. Modern anestezi yoktu, kanal tedavisi yoktu ve bugünkü anlamıyla bir diş kliniğine gitmek zaten mümkün değildi.

Dönemin tıp kaynaklarında diş ağrısı için çeşitli bitkisel reçeteler bulunuyordu. Ancak bunların yeterli olmadığı durumlarda diş çekimine de başvurulabiliyordu. Kısacası diş ağrısı başladığında işler, keten bez ve adaçayıyla çözülebilecek noktayı çoktan geçmiş olabiliyordu.

BERBER KOLTUĞUNDA SAÇINIZ DEĞİL, DİŞİNİZ GİDEBİLİRDİ

Diş çekimi, ilerleyen Orta Çağ'da cerrahi müdahalelerde bulunan berber-cerrahların yaptığı işler arasındaydı. Bu kişiler yalnızca saç ve sakalla ilgilenmiyor; kan alma, yara bakımı ve çeşitli küçük cerrahi işlemler de gerçekleştirebiliyordu.

Diş çekmek için penseyi andıran çeşitli aletlerden yararlanılıyordu. Modern anestezinin bulunmadığı düşünüldüğünde bunun pek de keyifli bir deneyim olmadığını tahmin etmek zor değil.

ZENGİNLER İÇİN KAYBEDİLEN DİŞİN ÇARESİ DE VARDI

Dişini kaybeden herkes aynı imkanlara sahip değildi. Tarihsel kaynaklar, varlıklı kişilerin kayıp dişlerin yerine farklı malzemelerden hazırlanan erken protezlerden yararlanabildiğini gösteriyor.

İnsan ve hayvan dişleri ile kemik gibi malzemelerin protez yapımında kullanıldığı örnekler bulunuyor. Dönemin tıp metinlerinde çürük boşluklarını doldurmaya yönelik çeşitli girişimlerden de söz ediliyor.

Elbette bunlar modern dolgular veya protezlerle karşılaştırılabilecek yöntemler değildi. Ancak insanların yalnızca ağrıyan dişi çekip hayatlarına devam etmediğini göstermesi açısından dikkat çekici.

Görsel yapay zeka tarafından oluşturulmuştur

Avrupa'da şeker tüketiminin özellikle varlıklı kesimler arasında artması, diş sağlığındaki değişimin önemli parçalarından biri oldu. Tudor döneminde şeker zengin sofralarında daha görünür hale gelirken, İngiltere Kraliçesi I. Elizabeth'in kararmış dişleri ve şiddetli diş ağrıları tarihsel anlatılara konu oldu.

Dolayısıyla Orta Çağ insanlarının dişlerini hiç temizlemediği ve herkesin çürük dişlerle dolaştığı fikri gerçeği tam olarak yansıtmıyor. Diş fırçaları ve modern macunları yoktu ama ellerindeki malzemelerle dişlerini temizlemeye ve nefeslerini ferahlatmaya çalışıyorlardı.

Bursa'da 2 çocuk annesi kadın evde göğsünden vurulmuş halde bulundu: 1 gözaltı

Bursa'nın Nilüfer ilçesinde 32 yaşındaki 2 çocuk annesi Buse Taşer, evinde göğsünden silahla vurulmuş halde bulundu. Olay sırasında çocukların da evde olduğu öğrenilirken, polis olayın intihar mı yoksa cinayet mi olduğunu tüm yönleriyle araştırıyor.(İHA)

Orta Çağ'da dişler nasıl temizleniyordu?
Orta Çağ'da dişler nasıl temizleniyordu?
Orta Çağ'da dişler nasıl temizleniyordu?
Orta Çağ'da dişler nasıl temizleniyordu?
Orta Çağ'da dişler nasıl temizleniyordu?
Orta Çağ'da dişler nasıl temizleniyordu?
Orta Çağ'da dişler nasıl temizleniyordu?
Orta Çağ'da dişler nasıl temizleniyordu?
Orta Çağ'da dişler nasıl temizleniyordu?
Orta Çağ'da dişler nasıl temizleniyordu?
Orta Çağ'da dişler nasıl temizleniyordu?

Etiketler:

#çeşitli