Türkiye'nin son yıllarda savunma sanayisinde attığı adımlar, uluslararası kamuoyunun gündeminde önemli bir yer tutarken, İsrail basını da Ankara'nın artan askeri kapasitesini dikkatle takip ediyor.
Milli muharip savaş uçağı KAAN'dan insansız hava araçlarına, yerli üretim projelerinden savunma ihracatına kadar birçok alanda elde ettiği başarılarla dikkat çeken Türkiye'nin, bölgesel dengeleri değiştirebilecek bir potansiyele ulaştığı değerlendiriliyor. Bu bağlamda, İsrail'den dikkat çekici bir analiz yayımlandı.
İsrail'in Yeni Baş Ağrısı
İsrail'in ekonomi gazetesi Globes, Türkiye'yi "İsrail'in yeni baş ağrısı" olarak tanımladı. Gazete, Tel Aviv'in yalnızca Türkiye'nin F-35 programına yeniden katılma ihtimalinden değil, tamamen yerli imkanlarla geliştirilen beşinci nesil savaş uçağı KAAN projesinden de rahatsızlık duyduğunu belirtti.
Tel Aviv'in Radarında KAAN Var
Analizde, Türkiye'nin savunma sanayisinde son yıllarda ortaya koyduğu yerli ve milli projelerin İsrail tarafından yakından izlendiği ifade edildi. Özellikle ilk uçuşunu Şubat 2024'te gerçekleştirmesi beklenen KAAN'ın, Türkiye'nin hava gücünü yeni bir seviyeye taşıyabilecek stratejik bir proje olduğu vurgulandı.
Globes, İsrail'in en büyük endişelerinden birinin Türkiye'nin F-35 savaş uçağı programına yeniden katılması olduğunu belirtirken, Ankara'nın tamamen kendi beşinci nesil savaş uçağını geliştirmeye devam etmesinin Tel Aviv'de dikkatle izlendiğini kaydetti.
Uzun Vadeli Hedefler
İsrail gazetesi, KAAN'ın seri üretim sürecinde kullanılacak motorlar konusunda Türkiye ile ABD arasında yürütülen temaslara da geniş yer verdi. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) yetkililerinin F110 motorlarının ihracatına onay verdiği hatırlatıldı. Yetkililerin açıklamalarına göre, Türkiye'de KAAN prototiplerinde kullanılmak üzere 10 adet F110 motoru bulunuyor ve seri üretim aşamasında yaklaşık 80 motorun tedarik edilmesi planlanıyor.

İsrail basını, ilk motor teslimatlarının gelecek yıl başlamasının beklendiğini aktarırken, Türkiye'nin uzun vadeli hedefinin tamamen yerli motor geliştirmek olduğu vurgulandı. Analizde, Ankara'nın milli motor çalışmalarını sürdürdüğü ancak bu sürecin zaman alacağı ifade edildi.
Dengeleri Köklü Şekilde Değiştirebilir
Analizde yalnızca KAAN değil, Türkiye'nin savunma sanayisinde son yıllarda elde ettiği genel ivme de öne çıkarıldı. İnsansız hava araçları, akıllı mühimmatlar, deniz platformları, zırhlı araçlar, elektronik harp sistemleri ve milli savaş uçağı gibi birçok kritik projeyi aynı anda yürüten Türkiye'nin, savunma sanayisinde dışa bağımlılığını önemli ölçüde azaltarak küresel pazarda etkisini artırdığı vurgulandı.
Globes’un aktardığına göre, savunma çevreleri, Türkiye'nin geliştirdiği yüksek teknoloji ürünlerinin yalnızca bölge ülkelerinde değil, Avrupa'da da giderek daha fazla ilgi gördüğünün stratejik sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. Uzmanlara göre, Avrupa ülkelerinin Türk savunma sanayisine yönelmesi, uzun yıllardır ABD merkezli savunma tedarik sistemine alternatiflerin güçlenmesine katkı sağlayabilir. Bu değişim, Orta Doğu'daki askeri dengeleri köklü bir şekilde değiştirebilir.
İsrail Neden Türkiye'yi Takip Ediyor?
Analizde, İsrail'in Türkiye'yi yakından takip etmesinin nedenleri de sıralandı. Ankara'nın son yıllarda savunma sanayisinde elde ettiği dikkat çekici ivme, bu nedenler arasında gösterildi. Türkiye'nin geliştirdiği beşinci nesil milli muharip uçak KAAN, ülkeyi bu alanda sınırlı sayıda ülkenin bulunduğu lige taşırken, İHA ve SİHA teknolojilerindeki başarılar da Türk savunma sanayisini küresel ölçekte öne çıkarıyor. Savunma ihracatındaki istikrarlı artış, Türkiye'nin uluslararası alandaki etkisini güçlendirirken, Avrupa ülkelerinin Türk savunma ürünlerine gösterdiği ilgi de yeni alternatiflerin oluşmasına katkı sağlıyor. Bu tablo, Türkiye'nin askeri kapasitesini ve stratejik ağırlığını artırırken, İsrail'in Ankara'nın savunma alanındaki her yeni hamlesini dikkatle izlemesinin başlıca nedenleri arasında yer alıyor.
30 Yıl Sonra Yeniden
Son olarak, analizde ABD'nin hava savunma sistemlerine ilişkin yaşadığı mühimmat sıkıntısına da yer verildi. İran ile yaşanan savaş ve Orta Doğu'daki saldırılarda yoğun şekilde Patriot önleyicileri kullanan Washington'un, gelişmiş PAC-3 stoklarının sınırlı olması nedeniyle yaklaşık 30 yıl sonra yeniden PAC-2 önleyicileri sipariş ettiği belirtildi. Raytheon tarafından üretilecek PAC-2 GEM-T varyantının radar izi düşük hedeflere karşı geliştirilmiş kabiliyetlere sahip olduğu ifade edildi. ABD'nin hem kendi stoklarını güçlendirmeye hem de müttefiklerine yönelik sevkiyatları sürdürmeye çalıştığı aktarıldı.