EVRİN GÜVENDİK / ANKARA - Komisyonda çeşitli okullardan ortaokul ve lise öğrencileri, akran zorbalığı ve siber zorbalığın kendilerini en çok etkileyen sorunlar arasında olduğunu belirtti. Öğrenciler, okul içi şiddet ve akran zorbalığında en önemli faktör olarak “velilerin olaylara doğrudan müdahalesi”ni vurguladı. Ayrıca, çocuklardan “öğretmenlerin öğrencilerle iletişim eğitimi alması, okulda akıllı telefonların yasaklanması ve tuşlu telefonların kullanılması, telefon ve internet erişimine süre kısıtlaması getirilmesi, siber zorbalığa karşı ‘anonim bir çözüm kanalı’ oluşturulması” gibi dikkat çekici öneriler geldi. İşte çocuk ve gençlerin gözünden okuldaki şiddet, akran zorbalığı ve dijital tehditler.
‘Akran zorbalığı’
Yüsra Beyazıt (İBB Şehit Polis Mustafa Erdoğan Ortaokulu 7’nci sınıf öğrencisi): Akran zorbalığı, çocukları en çok etkileyen bir durum. Okulda geçen zaman, bu tür zorbalıkların yaşandığı bir ortam yaratıyor. Diğer bir sorun ise telefon, sosyal medya ve oyun bağımlılığı. Geç saatlere kadar telefonla veya bilgisayarla oynayan öğrencilerin derste uyuduğunu görebiliyoruz.
Batuhan Er (Altındağ Süleymanşah Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 10’uncu sınıf öğrencisi): Akran zorbalığının önüne geçmek için sosyal medya kısıtlaması yapılması gerekiyor. Okullarda akıllı telefonların yasaklanması ve tuşlu telefonların tercih edilmesi şart.
‘Öğretmenler eğitim almalı’
Sude Çil (Altındağ Süleymanşah Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 11’inci sınıf öğrencisi): Öğretmenlerin iletişim eğitimi alması önemli, çünkü çoğu öğretmen bir öğrenciyi nasıl uyaracağını bilmiyor. Uyarılar aşağılayıcı bir şekilde yapıldığında, bu durum zorbalığı artırıyor. Eğer bir öğretmen beni nazikçe uyarırsa, bir daha aynı hatayı yapmam. Ama aşağılayıcı bir tutum sergilerse, arkadaşlarım da beni zorbalık yapmaya devam eder.
‘Müdahale engellenmeli’
Muhammed Emrecan Öztürk (Çankaya Özel Harekat Şehitleri Anadolu İmam Hatip Lisesi 12’nci sınıf öğrencisi): Okul içi şiddetin veya akran zorbalığının artmasındaki en önemli etken; velilerin olaylara doğrudan müdahale etmesidir. Bu durum, sorunları daha da karmaşık hale getiriyor. Velilerin rehberlik servisleri tarafından doğru bir şekilde yönlendirilmesi gerekiyor.
Biz gençler, dijital yerliler olarak teknolojinin içinde doğduk, yetişkinler ise bu dünyaya sonradan dahil olan dijital göçmenlerdir. Bu devasa ve kontrolsüz akışta alınacak önlemlerin, dijital dünyanın doğasına ayak uydurması zorunludur.
‘Benzer saldırıyı ucuz atlattık’
Komisyon, öğretmenleri de dinledi. Altındağ Süleyman Şah Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Tarih Öğretmeni Özlem Önem, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul saldırılarının yaşandığı dönemde, görev yaptığı okulda benzer bir saldırının ucuz atlatıldığını belirtti. Önem, sosyal medyada üç öğretmeni öldürmekle tehdit eden üç öğrencinin gözaltına alındığını ve bir ay ev hapsinde tutulduğunu, daha sonra başka okullara gönderildiğini aktardı.
‘Robotlaşmış öğrenciler’
Ertuğrul Gazi Ortaokulu Türkçe Öğretmeni Fadime Tan, “Robotlaşmış, hissizleşmiş öğrenciler görüyoruz. Yeni nesil, maalesef kendini ifade edemeyen bireyler haline geldi. Sadece oyun kodlarıyla veya sınavlara hazırlanan robotlar gibi oldukları için duygularını dile getiremiyorlar. Bu durum, geriye şiddet kalmasına neden oluyor” dedi.
Nasıl seçildiler?
Komisyon, Kahramanmaraş, Şanlıurfa ve İstanbul’a yaptığı ziyaretlerde öğrenci ve öğretmenlerle görüşürken, Ankara’daki okullara yönelik de öğrenci, veli ve öğretmenleri dinleme kararı aldı. Dinlenecek kişiler, komisyon uzmanları ve bakanlık işbirliği ile belirlendi. Ankara’nın dezavantajlı ve avantajlı bölgeleri olarak Altındağ ve Çankaya içinden okullar seçildi.
‘Dikey binalar şiddet üretiyor’
Komisyonda sunum yapan Dijital Yaşam Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Tuncay Dilci, dikkat çekici uyarılarda bulundu. Dilci, “Yatak odamızda akıllı telefon veya manyetik etki yaratan herhangi bir cihazın bulunması, uykusuz gecelere yol açıyor. Bölünmüş uyku, tatminsiz davranışlara ve agresif tutumlara neden olabiliyor” dedi. Ayrıca, dikey binaların farkında olmadan şiddet ürettiğini belirterek, “20’nci katta yaşayan bir çocuk, ister istemez bir şiddet ortamının içinde yer alıyor” ifadesini kullandı.