🔹 22 ilde dolandırıcılık operasyonu: 52 milyar lira hacim, 253 gözaltı 🔹 İsrailli Avukattan Skandal Tehdit: Filistinlileri Öldüreceğiz 🔹 Bakan Gürlek: Hiçbir hain adaletten kaçamayacak 🔹 Afyonkarahisar'da trafik kazası: 1 ölü, 5 yaralı 🔹 CİMER ile Otizmli Osman'ın Marmaray Hayali Gerçekleşti 🔹 Mersin'de Markette Çocuğa Şiddet Uygulayan Zanlı Tutuklandı 🔹 CİMER ile Otizmli Osman'ın Marmaray Hayali Gerçekleşti 🔹 İstanbul Havalimanı'nda Yeni Pist ile Taksi Süreleri Kısalacak 🔹 İspanya'ya Geçen Düzensiz Göçmenlerin Sayısı 69 Bin 500'e Ulaştı, Ölü Sayısı 67'ye Yükseldi 🔹 İletişim Başkanı Duran: Karatepe'nin yakalanması devletimizin kararlılığının göstergesidir
Ekonomi

Petrolün Ardından Yeni Arz Riski: Dünya Minerallere Bağımlı Hale Geliyor

Petrolün Ardından Yeni Arz Riski: Dünya Minerallere Bağımlı Hale Geliyor

IEA'nın "Küresel Görünümü 2026" raporuna göre bakır, lityum, nikel, kobalt, grafit ve nadir toprak elementlerini kapsayan temel enerji minerallerindeki talep artışının yaklaşık yüzde 75'i 2025 yılında enerji sektöründen kaynaklandı.

Enerji sektörünün söz konusu talep artışındaki payı 2024 yılında yaklaşık yüzde 70 seviyesinde bulunuyordu.

Elektrikli araç bataryaları ve enerji depolama sistemlerinin yanı sıra elektrik şebekeleri, rüzgar türbinleri ve güneş enerjisi sistemlerinde kullanılan mineraller, talepteki yükselişte etkili oldu.

Temel enerji minerallerine yönelik talep son dönemde yıllık ortalama yaklaşık yüzde 10 artış gösterdi.

Bu artış oranı alüminyum, kurşun ve çinko gibi baz metallere yönelik talepteki yükselişin belirgin şekilde üzerinde gerçekleşti.

Enerji dönüşümünde kullanılan teknolojilerin yaygınlaşması, kritik minerallere duyulan ihtiyacın artmasında önemli rol oynadı.

ÇİN VE ENDONEZYA'NIN ÜRETİMDEKİ AĞIRLIĞI ARTIYOR

Kritik minerallerin üretim ve rafinajında Çin ve Endonezya'nın payı yükselmeye devam etti.

Endonezya nikel üretiminde öne çıkarken, Çin diğer temel enerji minerallerinin büyük bölümündeki rafine üretim artışına öncülük etti.

IEA verilerine göre Çin ve Endonezya, 2023-2025 döneminde gerçekleşen toplam rafine arz artışının dörtte üçünden fazlasını oluşturdu.

RAFİNAJDA YOĞUNLAŞMA REKOR SEVİYEYE ÇIKTI

Enerji minerallerindeki faaliyetlerinin belirli ülkelerde yoğunlaşması 2025 yılında yeni bir rekor seviyeye ulaştı.

En büyük rafine üreticisinin ortalama pazar payı 2020 yılında yaklaşık yüzde 70 seviyesindeyken, bu oran 2025'te yaklaşık yüzde 72'ye yükseldi.

Lityumda Çin'in kimyasal dönüşüm kapasitesine yönelik yatırımları ile nikelde Endonezya'daki entegre sanayi bölgelerinde gerçekleştirilen kapasite artışları bu yükselişte etkili oldu.

KRİTİK MİNERAL REZERVLERİ YÜZDE 120 ARTTI

Enerji minerallerinin tahmini rezervlerinde son yıllarda önemli artış kaydedildi.

Bakır, lityum, nikel, kobalt, doğal grafit ve nadir toprak elementlerinin tahmini rezervleri 2010-2025 döneminde ortalama yüzde 120 yükseldi.

Aynı dönemde baz metallerdeki rezerv artışı ise yüzde 7 seviyesinde kaldı.

NİKEL REZERVLERİNDE ENDONEZYA'NIN PAYI YÜZDE 40'I AŞTI

Rezervlerdeki en güçlü yükseliş doğal grafitte görülürken, lityum rezervlerinin artışında Şili, Avustralya ve Arjantin öne çıktı.

Nikelde ise Endonezya'nın küresel rezervlerdeki ağırlığı önemli ölçüde arttı. Ülkenin küresel nikel rezervlerindeki payı 2010 yılında yaklaşık yüzde 5 seviyesindeyken, 2025 itibarıyla yüzde 40'ın üzerine çıktı.

IEA, enerji dönüşümünün hızlanmasıyla kritik minerallere yönelik talebin güçlü kalacağını, üretim ve rafinaj kapasitesindeki gelişmelerin de piyasaların geleceğinde belirleyici olacağını öngörüyor.

SAVAŞLAR KRİTİK MİNERAL TALEBİNİ ARTIRIYOR

Türkiye Kritik Mineral İnisiyatifi Kurucusu Sait Uysal, enerji teknolojilerinin kritik mineral talebini belirleyen en önemli unsurlardan biri haline geldiğini söyledi.

Uysal, yaşanan savaşların kritik minerallere yönelik talebi önemli ölçüde artırdığını belirterek, Hürmüz Boğazı krizinin ardından yaşanan petrol krizinin petrole bağımlılığın oluşturduğu riskleri yeniden ortaya çıkardığını ifade etti.

Ukrayna'nın Rusya'ya ait petrol rafinerilerine yönelik saldırıları ve Rusya'da yaşanan benzin ile dizel yakıt kıtlığının elektrikli araçlara yönelik talebi artırdığını belirten Uysal, bu gelişmelerin dünya açısından dikkat çekici bir örnek oluşturduğunu söyledi.

ELEKTRİKLİ ARAÇLAR TALEPTE BELİRLEYİCİ OLUYOR

Elektrikli araçların kritik mineral talebini şekillendiren temel faktörlerden biri olduğunu belirten Uysal, yenilenebilir enerji üretiminin ve enerji depolama yatırımlarının artmasının da mineral talebini desteklediğini ifade etti.

Sodyum iyon pilleri gibi alternatif teknolojiler gündemde olsa da önümüzdeki 10 yılda lityum iyon pillerin özellikle elektrikli araçlar ve enerji depolama sistemlerinde temel teknoloji olmayı sürdürmesinin beklendiğini belirten Uysal, bu durumun lityum pillerde kullanılan minerallere yönelik talebi daha da artıracağını kaydetti.

YENİ BİR BAKIR MADENİNİN ÜRETİME GEÇMESİ 17 YIL SÜRÜYOR

Elektrikli araç motorları ve rüzgar türbinlerinde kullanılan nadir toprak elementlerine yönelik talebin yanı sıra elektrifikasyon süreciyle bakır ihtiyacının da hızla yükseldiğine dikkat çekildi.

Uysal, yeni bir bakır madeninin keşfedilmesinden üretime başlamasına kadar geçen sürenin ortalama 17 yıl olduğunu belirtti.

BAZI KRİTİK MİNERALLERDE ARZ AÇIĞI BEKLENİYOR

Uysal, 2035 yılına kadar tamamlanması planlanan projelerin hiçbirinde iptal veya gecikme yaşanmasa bile bazı kritik minerallerde arz açığının oluşmasının beklendiğini söyledi.

Daha az gündeme gelen önemli risklerden birinin ise coğrafi kırılganlık olduğunu belirten Uysal, baskın durumdaki bir tedarikçinin devre dışı kalması halinde geriye kalan arzın küresel talebi karşılamakta yetersiz kalabileceğini ifade etti.

Uysal, bu durumun jeolojik kaynak yetersizliğinden değil, üretim ve tedarik yapısındaki siyasi ve coğrafi yoğunlaşmadan kaynaklandığını belirtti.

Bakır dışındaki birçok kritik mineralde rezerv sorununun bulunmadığını belirten Uysal, asıl riskin üretim ve rafinaj kapasitesinin belirli ülkelerde yoğunlaşması olduğunu söyledi.

Mevcut yatırım eğiliminin değişmemesi halinde arz darboğazının ortaya çıkmasının beklendiğini ifade eden Uysal, hangi mineralde, ne zaman ve hangi ölçekte sorun yaşanacağının belirleyici olacağını kaydetti.

Etiketler:

#enerji mineralleri